İstanbul Valisi Davut Gül, Sarıyer Ayazağa’da yaşanan sel sonrası enkaz kaldırma ve temizlik çalışmalarının devam ettiğini duyurdu. Aynı zamanda, dün gece Pendik‑Gebze sınırında sel sularına kapılan iki kişinin bulunması amacıyla 17 kilometrelik bir dere hattında yoğun arama operasyonu başlatıldığını belirtti. Olay, 17 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen aşırı yağışların ardından ortaya çıkan su baskınlarıyla tetiklendi.

Olayın Ayrıntıları ve Kronolojisi

Sel felaketi, İstanbul’un kuzey kesimindeki Sarıyer Ayazağa Mahallesi’nde binaların çökmesi ve yolların kapanmasıyla kendini gösterdi. Yetkililer, bölgedeki enkaz temizliği ve yıkım işlerine anında girişti ve hâlâ bulunamayan üç kişinin arama süreci sürdürüldü. Aynı akşam, Pendik‑Gebze arasında Kadıllı ve Göçbeyli Mahalleleri arasında su seviyesinin yükselmesiyle iki kişi sulara kapıldı.

Vali Gül, “Pendik’te aradıklarımızın olay yeri Gebze. Burada da 17 kilometrelik bir dere hattı var. Bunun her aşamasında olabileceğini düşünerek arıyoruz.” şeklinde konuşarak, arama çalışmalarının hem kara hem su altı ekipleriyle eş zamanlı yürütüldüğünü vurguladı. Sahil Güvenlik ve deniz altı birimleri, sel sularının akış yönündeki kritik noktalarda incelemeler yapıyor.

Yetkililerin Açıklamaları

Vali Gül, Sel bölgesinde can kaybı ya da mahsur kalma gibi bir durum yaşanmadığını, ancak derelerin taşması nedeniyle su baskınları oluştuğunu belirtti. “Derelerin taşması neticesinde su baskınları var, herhangi bir can kaybı, mahsur kalma ve buna benzer olumsuz bir durum yok.” ifadeleri, yetkililerin olayın kontrol altında olduğuna dair güvenini yansıtıyor.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatıyla bir koordinasyon ofisi kurduğunu ve bu ofiste vatandaşlara bilgilendirme çalışmasının başladığını ekledi. Şile’de de yoğun yağışlar yaşandığı için ekiplerin bir kısmının o bölgeye yönlendirildiği bildirildi.

Kayıplar ve Arama Çalışmaları

Pendik‑Gebze arasındaki dere hattında yürütülen arama, karada, derelerde ve denizde eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahil güvenlik birimlerinin su altı ekipmanlarıyla birlikte yürüttüğü operasyon, kayıp kişilerin bulunma ihtimalini artırıyor. Gül, “Yoğunlaştığımız birkaç yer var ama 17 kilometrenin tamamında karada, nehirde, derede ve denizde aramalarımız sürüyor.” diyerek sürecin kapsamını özetledi.

Arama ekipleri, bölgedeki su seviyesinin hâlâ değişken olmasından dolayı riskli koşullarda çalışıyor. Bu süreçte, yerel halkın güvenliği için geçici tahliye ve bilgilendirme merkezleri oluşturuldu.

Yıkım ve İmar Çabaları

Ayazağa’da yıkım kararı alınan lojmanların yeni konumlarına taşınması için gerekli izinler verildi ve 1‑2 saat içinde taşıma işlemlerinin tamamlanacağı duyuruldu. Vali Gül, “Toplamda 16 dükkan, 3 dükkan mahallenin girişinde, 2 konut, bir Kur’an kursu, stadyum ve tribünleri dahil olmak üzere 19 dükkan, 2 konut, stadyum ve tribünler yıkılacak.” şeklinde detayları paylaştı.

Yıkımın ardından, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yürütülen dere ıslahı projesi kapsamında engel teşkil eden binaların kaldırılması planlanıyor. Ayrıca, Ayazağa Atatürk Stadı’nın yeni konumda yeniden inşasıyla ilgili çalışmaların hafta içinde netleştirileceği bildirildi.

İleriki Adımlar ve Beklentiler

Vali Gül, su baskınlarının tekrarlanmasını önlemek amacıyla zarar tespiti ve önleyici çalışmaların sürdüğünü vurguladı. “Derelerin taşkınının geçmesini, sonrasında da zarar tespiti ve benzer taşkının tekrar engellenmesiyle ilgili çalışmalarımız yapılacak.” açıklaması, uzun vadeli altyapı iyileştirmelerinin önceliği olduğunu gösteriyor.

Kentsel dönüşüm ofisinin oluşturduğu koordinasyon birimi, afet sonrası mağduriyetin azaltılması ve yeni konutların depreme dayanıklı standartlarda inşa edilmesi hedefiyle çalışıyor. Uzmanlar, bölgedeki su tahliye sistemlerinin yeniden yapılandırılması ve erken uyarı sistemlerinin kurulmasının zorunlu olduğunu belirtiyor.

Özetle, İstanbul’da sel felaketi sonrası hem enkaz temizliği hem de kayıp iki kişi için 17 km uzunluğundaki dere hattında yürütülen arama çalışması, çok yönlü bir müdahale planının parçası olarak hayata geçirildi. Yetkililerin açıklamaları, olayın kontrol altına alındığını ve uzun vadeli önlemlerin hâlihazırda planlandığını ortaya koyuyor.