Avrupa genelinde vadeli doğal gaz fiyatları, Orta Doğu'daki askeri gerilimlerin deniz ticaretini aksatması ve yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranlarının yetersiz kalması sebebiyle megavatsaat başına 89,74 avroya ulaşarak Aralık 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı. Kış mevsiminin eşiğinde bulunan kıtada, ısınma ve sanayi talebini karşılama konusundaki endişeler piyasalardaki yukarı yönlü baskıyı artırdı.

Avrupa kıtasının en önemli gösterge piyasası niteliğindeki Hollanda merkezli TTF üzerinde kasım teslimatlı kontratlar, son günlerde gözlenen yukarı yönlü seyrini hızlandırdı. Bir gün önceki işlem gününü 88,04 avrodan tamamlayan kasım vadeli gaz sözleşmeleri, gün ortasında yüzde 1,90 değer kazanarak 89,74 avroya kadar ulaştı. Fiyatlar, son bir haftalık süreçte 87 avro bandında dalgalanıyordu.

Depolama seviyeleri geçen yılın gerisinde kaldı

Fiyatlardaki tırmanışı tetikleyen en kritik başlıklardan biri, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kış öncesi stok durumunun beklentilerin gerisinde seyretmesi oldu. Kış aylarında sertleşecek hava koşullarıyla birlikte tüketimin hızla artacağı öngörülürken, mevcut rezervlerin olası bir arz şokunu göğüsleyemeyeceği kaygısı piyasa katılımcılarını tedirgin ediyor.

Gas Infrastructure Europe (GIE) tarafından yayımlanan resmi verilere göre, birlik genelindeki doğal gaz depolarının doluluk seviyesi şu anda yüzde 74,58 bandında yer alıyor. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı takvim periyodunda yüzde 85 seviyesinde gerçekleşmişti. Depoların geçen seneye kıyasla 10 puandan fazla geride kalması, spot piyasadaki alım baskısını daha da güçlendiriyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve küresel doğal gaz fiyatları

Kıtanın tedarik zincirindeki asıl kırılma ise küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) rotalarında yaşanıyor. Hürmüz Boğazı'nda yoğunlaşan tanker saldırıları ve bölgede tırmanan çatışma ortamı, enerji güvenliğine dair risk algısını en üst seviyeye taşıdı. Yaşanan lojistik aksamalar, Avrupa'nın stoklarını yeni kargolarla takviye etme kabiliyetini doğrudan kısıtlıyor.

Orta Doğu'da şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları ve Tahran yönetiminin misillemeleriyle başlayan süreç, bölgedeki ihracatçı ülkelerin üretim tesislerinde fiziki hasarlara yol açtı. Mevcut aksamalar sebebiyle Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen LNG sevkiyatlarının, savaştan önceki hacimlerin yüzde 80 altında seyrettiği belirtiliyor.

Sevkiyatlar piyasa dengesini değiştirmeye yetmiyor

Son haftalarda Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri çıkışlı bazı LNG taşıyıcıları Hürmüz Boğazı'nı geçmeyi başarsa da söz konusu sevkiyat miktarı küresel dengeleri dönüştürmeye yetmedi. Arz kısıtlarının sürmesi, doğal gaz fiyatları üzerinde kalıcı bir prim oluşturmaya devam ediyor.

Uzmanlar, Orta Doğu menşeli LNG girişinin kısıtlı kalması ve Avrupa'nın düşük depolama oranlarıyla kışa girmesi durumunda enerji piyasalarındaki yüksek oynaklığın önümüzdeki aylarda da devam edebileceğini vurguluyor.