İstanbul merkezli 14 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen doku ticareti operasyonu kapsamında gözaltına alınan 44 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye gönderildi. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü tahkikat sonucunda, kadınların yasa dışı yollarla yurt dışına götürülerek üreme hücrelerinin satıldığı ve bu yöntemle haksız menfaat sağlandığı belirlendi. Emniyet birimlerinin geniş güvenlik tedbirleri altında adliyeye çıkardığı şüpheliler hakkında adli makamlarca yasal süreç başlatıldı.
Doku ticareti operasyonu ile deşifre olan uluslararası ağ
İstanbul Emniyeti Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şubesi ekipleri; şebekenin Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Gürcistan ve Arnavutluk arasında kurduğu yasa dışı hattı ortaya çıkardı. Yapılan teknik ve mali incelemelerde, sisteme dahil edilen 41 donör kadının farklı ülkelere gönderilerek tam 811 defa yumurta hücresi satışı gerçekleştirdiği saptandı. Elde edilen her bir üreme hücresinin alıcılara 60 ile 80 avro arasında değişen bedellerle pazarlandığı bilgisine ulaşıldı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve telefon iletişim kayıtlarını (HTS) kapsayan titiz araştırma, suç organizasyonunun yapısını gözler önüne serdi. Gözaltına alınan zanlılar arasında menfaat karşılığı hücresini veren 26 kadın, nakil sürecinde rol üstlenen 2 hekim ve sevk organizasyonunu yürüten 7 yönetici yer alıyor.
Günlük iğne videoları ve zorunlu takip sistemi
Soruşturma evraklarına giren ayrıntılar, donör olarak kullanılan kadınlar üzerinde kurulan sıkı denetim mekanizmasını açığa çıkardı. Pendik ilçesinde faaliyet gösteren bir kadın hastalıkları uzmanı ile eczane çalışanlarının desteğiyle, kadınların yumurta kalitesini ve sayısını yükseltmek amacıyla günde iki kez özel ilaçlar kullandırıldığı belirlendi. Temin edilmesi güç olan bu hormonal enjeksiyonların bizzat organizasyon yöneticileri tarafından sağlandığı kayıtlara geçti.
Örgütün kadınlardan ilaç uygulamasını ispatlamalarını zorunlu kıldığı saptandı. Donörlerin iğne vurulma anını tarih, saat ve enjeksiyon bölgesini gösterecek biçimde sesli video kaydına alarak şebeke liderine düzenli rapor halinde ilettikleri anlaşıldı.
Mart ayındaki ihbarlar süreci başlattı
Doku ticareti operasyonu ile sonuçlanan sürecin fitilini geçtiğimiz mart ayında emniyet birimlerine ulaştırılan iki bağımsız bildirim ateşledi. İlk ihbarda, şebekenin lideri olduğu iddia edilen Hacer T.'nin geçmişte donörlük yaptığı, zamanla yönetici konuma geçtiği ve alıcılar için donörlerin fiziksel özelliklerinin bulunduğu kataloglar hazırladığı aktarıldı. Suç ağını sevgilisiyle yöneten şüphelinin, boşanma aşamasındaki eşi tarafından aldatıldığını öğrenmesi üzerine ihbar edildiği tespit edildi.
İkinci ihbar ise operasyonun tıbbi boyutuna ışık tuttu. Pendik'teki muayenehanesinde çalışan Kadın Doğum Uzmanı Soner S.'nin, Kıbrıs'a transfer edilecek kadınları ön kontrolden geçirdiği ve yumurtalık rezervlerine göre süreci yönlendirdiği iddia edildi. İki dosyanın birleştirilmesiyle derinleştirilen süreç, zanlıların adliyeye sevk edilmesiyle bir üst aşamaya taşındı.

Yorumlar
Yükleniyor…