Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te düzenlenen iki bombalı saldırının sanıklarından Mihraç Ural’ın Suriye’de yakalanması, yakınlarını kaybeden aileler tarafından memnuniyetle karşılandı. Saldırılarda 53 kişi yaşamını yitirmişti. Aileler, gelişmenin uzun süredir devam eden adalet arayışlarında önemli bir aşama olduğunu belirtti.
Yakınlarını kaybedenler, 11 Mayıs Şehitleri Anıtı önünde bir araya gelerek görüşlerini paylaştı. Açıklamalarda sevinçle acının iç içe geçtiği görüldü. Aileler için yakalama haberi geçmişte yaşanan kayıpları ortadan kaldırmasa da sorumluların hesap vermesi yönündeki beklentiyi güçlendirdi.
Aileler yıllardır süren takibi hatırlattı
Saldırıda oğlu Oğulcan Tuna’yı kaybeden 11 Mayıs Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, Ural’ın yurt dışına çıkmaya çalıştığı sırada yakalanmasının kendilerini rahatlattığını söyledi. Tuna, saldırının faillerine yönelik takibin 13 yıl 5 ay boyunca sürdüğüne dikkat çekti ve sorumluların tek tek yakalandığını ifade etti.
Tuna ayrıca kamu kurumlarına ve yetkililere teşekkür ederek birlik mesajı verdi. Şehit aileleri olarak toplumun ayrışmasına karşı olduklarını belirten Tuna, bundan sonra da birlikte hareket edeceklerini dile getirdi.
Çocuklarını ve yakınlarını kaybedenler konuştu
Hatice Kübra Erboz, saldırıda 1,5 yaşındaki kızı Fatmanur ile ablası Nadire Kuvvet’i kaybettiğini anlattı. Sanığın yakalanmasının kendisini sevindirdiğini söyleyen Erboz, yaşadıkları acının unutulmasının mümkün olmadığını vurguladı. Ülkenin bütünlüğüne ilişkin kararlılık mesajı veren Erboz, sevincini kamuoyuyla paylaştı.
Oğlu Halil Erdemci’yi kaybeden Medine Erdemci de gelişmeyi “buruk sevinç” olarak nitelendirdi. Ailelerin sözleri, yakalamanın hem hukuki süreç hem de yıllardır taşınan yas açısından taşıdığı anlamı ortaya koydu.
Yakalama Suriye’de gerçekleşti
Mihraç Ural’ın Suriye’den başka bir ülkeye geçmeye çalışırken yakalandığı bildirildi. Yakalamanın ardından sürecin hangi hukuki adımlarla devam edeceğine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı. Reyhanlı’daki aileler ise dosyanın bütün yönleriyle sonuçlandırılmasını ve sorumluların yargı önünde hesap vermesini bekliyor.
2013’teki saldırılar, Reyhanlı’nın yakın tarihinde en ağır can kaybına yol açan olaylardan biri oldu. Aradan geçen yıllara rağmen anma etkinlikleri ve adalet talepleri sürdü. Son gelişme, saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları açısından uzun bekleyişin somut bir karşılık bulduğu anlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Adalet sürecinin toplumsal boyutu
Ailelerin anıt önünde toplanması, dosyanın yalnızca mahkeme ve güvenlik boyutundan ibaret olmadığını da gösterdi. Yakınlarını kaybedenler, geçen 13 yılı aşkın sürede hem anma faaliyetlerini sürdürdü hem de tüm faillerin bulunması talebini gündemde tuttu. Açıklamalarda kullanılan birlik ve kardeşlik vurgusu, yakalama haberine verilen toplumsal mesajın merkezinde yer aldı.
Ural’ın yakalanmış olması tek başına yargılamanın sonucu anlamına gelmiyor. Bundan sonraki aşamada yetkili makamların sevk ve yargı sürecine ilişkin bilgi vermesi bekleniyor. Aileler açısından temel beklenti, delillerin değerlendirilmesi ve suçlamaların bağımsız yargı önünde ele alınması. Saldırının üzerinden yıllar geçmesine rağmen olayın kentte bıraktığı izler canlılığını koruyor. Bekleyiş sürüyor.

Yorumlar
Yükleniyor…