Türkiye’de faaliyet gösteren yapay zekâ girişimlerinin sayısı Ekim 2026 itibarıyla ilk kez 500 sınırını geçti. Ekosistemi izleyen girişim haritasının son güncellemesinde listeye 43 şirket eklendi, web varlığı veya faaliyeti sona eren 21 şirket çıkarıldı. Böylece Nisan ayında 482 olan toplam sayı 504’e yükseldi.
Yeni eklenen şirketlerin kuruluş yılları, büyümenin önemli bölümünün yakın dönemde gerçekleştiğini gösteriyor. Kuruluş tarihi bilinen 41 girişimin 25’i 2025 ya da 2026’da faaliyete başladı. Bu tablo, yapay zekâ ürünlerine yönelik girişimci ilgisinin son iki yılda belirgin biçimde hızlandığına işaret ediyor.
İstanbul ağırlığı sürerken yeni şehirler eklendi
Girişimlerin en yoğun bulunduğu merkez İstanbul olmaya devam etti. Bununla birlikte Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Samsun, Bolu ve Gebze’den şirketler de güncellenen haritada yer aldı. Türk kurucuların bulunduğu ancak merkezlerini New York, Dubai ve Amsterdam’da kuran işletmeler de değerlendirmeye dahil edildi.
Coğrafi dağılım, ekosistemin yalnızca tek bir şehirde toplanmadığını ortaya koyarken uluslararası merkezlerde şirketleşen Türk girişimcilerin de görünürlüğünü artırdı. Düzenli güncellenen harita; kurumların, yatırımcıların ve diğer paydaşların yeni şirketleri izlemesine yardımcı olan bir başvuru kaynağı olarak kullanılıyor.
En hızlı artış otonom sistemlerde
Agentic AI olarak adlandırılan alan, 10 yeni şirketle Ekim güncellemesinde en fazla büyüyen kategori oldu. Aynı kategori Nisan ayında da beş yeni girişimle öne çıkmıştı. Bu çözümler yalnızca sorulara yanıt vermek yerine, belirlenen hedef için gerekli adımları planlayıp uygulayabilen sistemlere odaklanıyor.
Yeni ürünler arasında eğitim içeriği hazırlayan, güvenlik operasyonlarını izleyen, ürün stratejisi oluşturan ve kurumlar için dijital çalışanlar geliştiren uygulamalar bulunuyor. Ortak amaç, çok aşamalı iş akışlarının bir bölümünü daha az insan müdahalesiyle tamamlayabilmek.
Hukuk ve insan kaynaklarında hareketlilik
Hukuk teknolojileri kategorisine eklenen girişim sayısı Nisan’daki ikiden Ekim’de beşe çıktı. Bu alandaki uygulamalar, emsal karar araştırmalarını hızlandırma ve inşaat sözleşmelerindeki riskli hükümleri belirleme gibi belge yoğun süreçlere destek veriyor.
İnsan kaynakları teknolojilerinde ise önceki güncellemede yeni şirket bulunmazken son listede dört girişim yer aldı. Çevrim içi mülakat, işe alım adımlarını tek platformda yönetme ve aday performansını simülasyonlarla değerlendirme bu şirketlerin geliştirdiği başlıca işlevler arasında.
Altyapı ve yönetişim ihtiyacı büyüyor
Altyapı ve operasyon alanına üç yeni girişim eklendi. Bunların çalışmaları GPU altyapısı sağlamanın yanı sıra kurumların yapay zekâ kullanımını, maliyetlerini ve onay dışı araçları izlemesini kapsıyor. “Gölge yapay zekâ” olarak tanımlanan kayıt dışı kullanımı görünür hale getirmek de ürünlerin hedefleri arasında.
504 girişimlik ölçek, Türkiye’de yapay zekâ pazarının çeşitlendiğini gösteriyor. Sonraki aşamada bu şirketlerin kurumsal ihtiyaçlarla buluşması, sürdürülebilir gelir üretmesi ve yatırım çekmesi ekosistemin gelişim hızını belirleyecek.
Sayılardaki değişim nasıl okunmalı?
Haritaya 43 girişimin eklenip 21’inin çıkarılması, yalnızca yeni şirket kuruluşlarını değil ekosistemdeki kapanma ve faaliyet sonlarını da görünür kılıyor. Net artış 22 olurken toplamın 482’den 504’e çıkması yaklaşık yüzde 4,6’lık bir yükselişe karşılık geliyor. Bu hesap, listeleme ölçütleri aynı kaldığı sürece iki güncelleme arasındaki yönü gösteriyor.
Yeni şirketlerin çoğunun 2025 ve 2026’da kurulması, ürünlerin henüz erken aşamada olabileceğini düşündürüyor. Bu nedenle girişim sayısındaki artış kadar şirketlerin müşteri kazanması, teknolojilerini ölçeklendirmesi ve uzun vadeli faaliyetini sürdürebilmesi de önem taşıyor. Haritadan çıkarılan 21 girişim, büyümenin yanında devamlılık risklerinin de bulunduğunu ortaya koyuyor.
Sektörel çözümler çeşitleniyor
Hukuk, insan kaynakları, eğitim ve güvenlik gibi alanlarda geliştirilen araçlar, genel amaçlı sohbet sistemlerinden farklı olarak belirli iş süreçlerine odaklanıyor. Bu yaklaşım, kurumların doğrudan ölçebileceği zaman ve maliyet kazanımları sunma potansiyeli taşıyor. Öte yandan aday değerlendirme, sözleşme analizi ve güvenlik izleme gibi hassas alanlarda doğruluk, veri koruma ve insan denetimi gereksinimi devam ediyor.
Yönetişim ürünlerinin haritaya girmesi de kullanımın olgunlaşmaya başladığına dair bir işaret. Kurumlar artık yalnızca yapay zekâ aracı edinmeyi değil, hangi çalışanların hangi sistemi kullandığını ve oluşan maliyetleri takip etmeyi de önceliklendiriyor. Yatırımcıların sektör tercihlerinde teknik yetenek kadar veri erişimi, mevzuata uyum ve satış kanallarının gücü de belirleyici olacak. Yeni güncellemeler, 500 eşiğinin kalıcı olup olmadığını gösterecek. Süreç izlenecek.

Yorumlar
Yükleniyor…