AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Dünya Gıda Günü kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte küresel açlık, gıda israfı ve sürdürülebilir tarım konularını değerlendirdi. Kasapoğlu, sivillerin gıda ve temiz suya erişiminin engellenmesini eleştirerek, gıdanın çatışmalarda baskı aracı haline getirilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kasapoğlu, dünyada milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken üretilen gıdanın önemli bir bölümünün tüketiciye ulaşmadan kaybedildiğine dikkat çekti. İsraf edilen her ürünle birlikte üretimde kullanılan su, enerji, toprak ve çiftçi emeğinin de boşa gittiğini belirtti. Gıda kaybını azaltmanın yalnızca ekonomik değil, çevresel ve insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Sıfır Atık çalışmalarının gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını söyleyen Kasapoğlu, üretim ve tüketim aşamalarında oluşan atıkların gübreye, enerjiye veya yeniden kullanılabilir kaynaklara dönüştürülmesini önerdi. İsraf yönetilemeden kıtlık riskinin etkili biçimde yönetilemeyeceğini ifade etti.

Konuşmada İzmir’in tarımsal kapasitesine de yer verildi. Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes havzalarındaki üretimin iklim baskısı, azalan su kaynakları ve toprak kalitesindeki bozulmadan etkilendiğini belirten Kasapoğlu, modern sulama sistemleri ile su kayıplarının azaltılması gerektiğini söyledi. Yağmur suyunun değerlendirilmesi ve arıtılmış suyun yeniden kullanılması da öneriler arasında yer aldı.

Kasapoğlu ayrıca geleneksel çiftçilik bilgisinin üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoloji girişimlerinin çalışmalarıyla birleştirilmesi gerektiğini savundu. Kadın üreticilerin finansman ve teknolojiye erişiminin güçlendirilmesini, gençlerin ise yazılım, biyoteknoloji, veri ve tarım teknolojileri üzerinden üretime katılmasını istedi.

Gıdaya erişimin ticari bir konudan önce yaşam hakkıyla bağlantılı olduğunu belirten Kasapoğlu, ülkelerin kriz dönemlerinde adil paylaşım ve diplomatik çözümler üretmesi gerektiğini kaydetti.

Kasapoğlu, dünyada kullanılan tatlı suyun yüzde 72’sinin tarımsal üretime gittiğini belirterek su verimliliğini gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak gösterdi. Karadeniz Tahıl Koridoru girişiminin kriz döneminde tahılın özellikle ihtiyaç sahibi ülkelere ulaşmasına katkı sunduğunu hatırlattı.

Kadın çiftçiler ile kooperatiflerin üretim kaynaklarına daha kolay ulaşmasını isteyen Kasapoğlu, gençlerin tarımı yalnızca fiziksel emek alanı olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Dronlar, veri analizi, biyoteknoloji ve gastronomi gibi alanların yeni tarım ekosisteminin parçaları olduğunu belirtti.